20 Mayıs 2011 Cuma

Sevgili ilk yorumcu

 Teşekkür etmek istedim ama bir türlü beceremedim çünkü bu bilişim denen şey bir okyanus  ben hayatta kalabilecek kadar kulaç atabilen acemiyim...
Gizli gizli yazıyordum ve yazdıklarımı okyanusun derinliklerine salıveriyordum.Neden?
Çünkü değer veriyordum yaşanan her şeye.Bu sabah bulutların arkasından çıkıp çıkmamada kararsız
penceremdeki şu güneşin her gün doğmasını değerli buluyorum ve saklamak istiyorum.Bir hazine sandığına koyup derinliğe karanlığa salmak istiyorum.
Sevgili ilk yorumcum bir yazında bu okyanusa  şişe içinde yazdıklarımı yolluyorum belki biri bulur
okur diyordun ya işte gerçekleşti o şey benim için.Kelimelerini onları cümle haline getirmelerini ben
çok beğendim seni bulduğumda.Kelimelerle tanımak ne güzel seni..Bazen düşünüyorum gözler vucudumuzu görüp bizi tanımaya çalışmasa,önce kelimelerimizi okusa sonra vucudumuzu görse ne güzel
olurdu...Kelimeler karanlık bir okyanusun dibine salındımı senin dediğin gibi daha gerçekçi oluyor...
Şunu bilmeni istedim ki bloğumun ilk yorumcusu olarak kelimelerimi karanlıktan çıkardın teşekkür ederim.

1 yorum:

  1. Sevgili koza. Sen de güzelsin kelebeğin de.. Çok vardır belki bulan şişeyi ama anlayan, hem de kelimeleri tüm çıplaklığıyla okuyan azdır elbette. Tek derdimiz anlaşılmak değil mi zaten? Gerçekten anlaşılmak...
    Çok oldu yazmaya başlayalı. Önce cümlelerini tanıdığım yüzleri bir bir göreli. Kimi zaman hayal kırıklıkları kimi zaman sade tanışıklık.

    Derdim dili dilime, gönlü gönlüme yakın birini bulmaktı. Buluştuk ne güzel.

    Kabuğun delindi. İçeri gün sızdı. Şimdi uçar gider misin uzaklara?..

    YanıtlaSil