16 Mayıs 2011 Pazartesi

Çağırdım gelmedi...

İşte bu mahşeri kalabalığın içinde ama arkalarda kalarak çağırdım.
Bu kalabalık bir ilkokula kayıt olabilmek için şaslı numaranın açıklanmasını bekleyen ailelerden oluşuyor.Kalabalığın iki kahramanı vardı sanırım çünkü en çok onların adını duydum."Şans","Hayırlısı"
Şansı çok aradım ,ben bulamadım ama bulan bir kaç kişiyi gördüm.
Onlar şansı bulmuş yada şans onları bulmuş ve şanslı kişi olmuşlardı.Bağırıyor sarılıyor mutluluk belirtisi ne varsa her şeyi yapıyorlardı bu şanslı kişiler.Diğer çoğunluk yani şanssızlar "hayırlısı"diyerek
mutluluk gösterisi yapanlara bakınıyorlardı...Şanslı olmayan kalabalık,iyi ki şans beni bulmadı diyecek kadar gururlu ve mağrur ve kendini beğenmişti sanki...Oysa hepimizin o ilkokula gitmeye hazır çocukları
ve ellerimizde de numaralarımız vardı.Yani şanslı olamayı istiyorduk.Şanssızlık elde kalan tek şey olunca "hayırlısı"nı yorumlamaya başladı kalabalık.Piyangodan ikramiye çıkıp helak olanları,güzel kadınla evlenebilmek için her yolu deneyip boşananı konuşa durdu.Çocuğumuzun çok istediğimiz okula gidemeyişini,hatta çok paramız olmayışını hatta mütavazi evliliğimizi "hayırlısına"bağladık.Çünkü bu mahşeri kalabalıkta uygun olan buydu doğrusu buydu."Hayırlısının"yorumu herkes için farklıydı çin atasözünden doğanın gücünden yogadan vs vs vs...Kendimi yanlız hissettim kalabalık içinde.Oysa bende
onlar gibi görünüyordum.6 yaşında oğlum,elimde numaram dilimde hayırlısı ile...Arkalara köşenin birine gizlendim.Kalabalık içinde de olsa içleri bilene sığındım,asıl istediğimi O na söyledim ,rahatladım.Şanssız kalabalık içine karışıp evime döndüm...

1 yorum:

  1. hayirlisini baska nasil rahat ve guzel ve huzurlu ifade edebilir birisi,bilmiyourm.Cok guzel olmus.Ohh hayirlisi olmus,

    YanıtlaSil